Kayıtlar

MEZARLIKBAŞI'NDAN ANTONYO HİKMET

Resim
 ''On iki yaşında, Alsancak Kordon'da gün batımını izlerken, ayaklarımı sallar, uzakları hayal ederdim. Amerika'yı Almanya'yı merak ederdim. Oralara gitmek isterdim.''    ...Gitmesi gerekenlere, yolunun, açık olmasını dilemeli. Antonyo Hikmet'e yolun açık olsun diyen olmuş mudur ? Belki!     Mezarlıkbaşı'nda göze çarpan biçimlerin hiçbiri, herhangi bir insana ya da anlaşılır bir kullanıma uygun gelmez gibi görünse de; kalpler, güzeli bulurdu. Antonyo Hikmet, çalışmış çabalamış, sevmiş sevilmişti. Kötü alışkanlıkların bol olduğu bu yerde kötü bir alışkanlığı olmamış ne sigara içmiş ne çift kağıtlı yapıp esrar içmişti Ölümüne sevmiş ve genç  yaşta sevdiğiyle evlenmişti...    Seneler geçer gider...  Tombalacı Kürt Nuro, bunu Alsancak'ta bir adama gönderiyor. Adam, Tina Mustafa. Kaçak Amerikan sigarası işi yapıyor. Kürt Nuro ''Git ondan sigara al bende senden alayım, yolunu bul''diyor. Antonyo, gidiyor adamı buluyor. Ama adam ...

Türkiye'de Solun Gerçekçiliği

 Türkiye'deki solun, kendini yenileyememiş olması açıkça görülüyor. Eski söylemleri revaçta tutmaya çalışıyorlar. Solcuların(Komünistlerin) davalarının başında, köylünün ve işçinin sefaleti vardır. Bir zamanlar Moskova'nın yol göstermesiyle edebiyatta-sinemada, resimde, tiyatroda, bu konular fazlasıyla işlendi. Onlara göre toplumun değişiminde baş rolü oynayan proterya sınıfını, harekete geçirmeye çalıştılar. Aslında Türkiye şartlarında bu sosyal bir gerçekçilik değildi. Olamadı da. Şimdi de Türkiye'de, kırıntıları kalan veya eksen kayması yaşayan solcular, sanki bu memlekette hiçbir kalkınma hamlesi yokmuş gibi sanki millet aç ve çıplakmış gibi algılar oluşturmaya çalışıyorlar. Aslında -güya, gerçeğe taraf olan bu kesim olumlu realiteyi görmüyor...Dünyada, sınırlar kalmış, teknoloji almış başını gitmiş; daha da gelişecek, 1960-1970-1980 yılları geride kaldığına göre, bu günü kritik etmek için, güncellenmek gerek.

L.N. TOLSTOY - KELAM

Resim
                                                            ÜÇÜNCÜ KISIM                                                      Mücadele ve Ağız Kavgası     1-Gerçekten kavga ve çekişme, su bendi arasında yol açıp gelen sele benzer. Bir kere bu sel suyu bendinden yol açıp saldırıya başladı mı bunun önünü tutamazsın. Bütün kavga ve çekişme söz ile başlar ve onunla devam eder.                                                                                             ...

YALNIZ DEDE

Resim
.........- Oturdum paketi bitirinceye kadar içtim.   Elinde sonuna gelmiş sigarayı gösterdi: -Ben bunla konuşuyom. Gece uyuyamıyom, kalkıyom, yakıyom bi tane, konuşuyom.     Başını çevirdi, elini boşluğa salladı. - Dışarıdan duyan deli midir, sulu mudur? der.     Bana dönerek.-Sen içiyon mu?    -Geceleri bir iki yakıyom. Canım çekiyo. Ama senin kadar ilerletemedim. Ben konuşamıyom.    -Öğretirim sana!    Gülüştük...    -----------------------------    Gece yarısı, evim dediği dükkanda, elleri bomboş,üzgün gözlerle dumana dalmış, uykusuz ve sessiz, ne bekliyor olabilir?     Çekingen bir kuş gibi, rüzgara kapılmış ne yöne uçacağı belirsiz düşünceler.     Ne kalmış?     Hayat dolandırıp her şeyini çalmış...Sigarasız da sabah olmuyor. (Ortada oturan,Yalnız Dede. Adı:İsmail)                          ...

absürt

sağını solunu önünü arkanı, zamanının,  gün batımı,  gün doğumu olmayan falan ya da filanını ortaya koymak bir yığın geçmişe takılı kalarak huzursuz etmek geleceğini anılar yüklü öteki İzmir'ini bırakıp gitmek Bırakabilir misin ya da Bırakabilir misin????? falan ya da filan olduğunu

2. WİLHELM

      Lev Nikolayeviç'in, 1900 yılında, Wilhelm'in kişiliğini tarif etmesi ilginçtir: Kral Humbert'in öldürülmesi ile ilgili  yazılmış ''Öldürme''  isimli makalesinde Lev Nikolayeviç, muharebesini ihtirasla inkar ederek, hükümdarları, çocukluktan ihata eden muhitin, onlara tesir ettiğini söylüyor ve yeri gelmişken Wilhelm hakkında da yazıyordu:'' İdeali, alman yunkerinin (junger, toprak sahibi) ideali olan; sınırlı, bilgisiz, şöhretperest, ne ise, bir Alman Wilhelm'inin dediği bir sefalet ve rezil şey yoktur ki, coşkun sedalar ile karşılanmasın ve son derece önemli bir olay gibi bütün dünyanın yayın organları tarafından gündeme getirilmesin. Görün, onun beyninde neler vardır, ne düşünceler vardır. Diyor ki; onun emriyle askerleri kendi atalarını bile öldürmelidirler- ''Ura'' diye bağırırlar! Diyor ki, İncil'i demir yumrukla tatbik etmek lazımdır - ''Ura'' Diyor ki, Çin'de yakalananlar esir alınmalı, hepsini...

DENEMELER: L.N.Tolstoy HİDDET

DENEMELER: L.N.Tolstoy HİDDET :    Vaktiyle ahmak bir adam vardı. Bu ahmak adam hastalıktan kör olmuştu. Ve kendi körlüğünü hiçbir yönüyle anlayamıyordu. Ve her nereye gide...