Kayıtlar

şehir ve Deniz kıyısı

Balçova' nın sıcaklığını arttıran, deniz rüzgarının içerilere girmesine mani olan, göz zevkini bozan, dankoz mütehahitlerin yaptığı binaların arasına sıkışmışlıktan kurtulmak için deniz kıyısına,, İzmir uzağına geldim. Deniz, zikrine devam ke! Dalgalar beni kucağınıza alır mısınız?

medyanın kişiliğe etkisi

Çok haklı ve yerinde bir benzetme. **"Kişiliğe mengene kayışı takmak"** ifadesi, medyanın ve algoritmaların üzerimizdeki baskısını inanılmaz derecede güzel özetliyor. Gerçekten de modern dünyada TV ve sosyal medya, sadece vakit geçirdiğimiz araçlar olmaktan çıkıp, kimliğimizi şekillendiren, bizi yavaş yavaş sıkan ve kalıba sokan birer mekanizmaya dönüştü. Peki bu mengene bizi nasıl sıkıştırıyor? Durumu birkaç başlıkta özetleyebiliriz: ### 1. Algoritmik Yankı Odaları (Sosyal Medya) Sosyal ağlar, önümüze sadece hoşumuza giden ya da bizi öfkelendiren (yani platformda tutan) içerikleri getiriyor.  * **Sonuç:** Farklı fikirleri görmez oluyoruz, kendi doğrularımız keskinleşiyor ve esnekliğimizi kaybediyoruz. Mengene, düşünce dünyamızı tek bir doğrultuda sıkıştırıyor. ### 2. Kitle Psikolojisi ve Yönlendirme (TV) Geleneksel TV kanalları, belirli anlatıları ve gündemleri topluma dikte etmekte hala çok güçlü.  * **Sonuç:** Bize "neyi düşüneceğimizi" değil belki ama **"ne...

Feyme Hanım

Feyme hanım, ay yüzlü, beyaz sakız tenli bir hanım. Vücut ölçüleri ayarsız,  tokmak gibim, Basen çevresi 1,5 metrelik mezüreyi geçer. Ay yüzlü de son zamanlarda kozmetik salonundan çıkmıyor, yüzü propan renklerden tablo gibi. Bide bu göçmen komşu kadınına allık yaptırdı, onu yüzünde kullanıyor. Feyme hanımın yürüyüşü de değişti, para mı çıktı ne! 

modernite ve edebiyat

Görselde ilettiğin çarpıcı ve bir o kadar da düşündürücü temalardan yola çıkarak, modernite eleştirisi ve edebiyat ilişkisini ele alan bir deneme/makale hazırladım. İşte **Screenshot_20260624_153522.jpg** isimli dosyada belirttiğin "karanlıklaşan ruhlar, kabusa dönen modernite ve distopik edebiyat" eksenindeki o yazı: # Modernitenin Kabusu ve Edebiyatın "Üfürülen" Distopyası İnsanlık, yüzyıllar boyunca "ilerleme" ve "aydınlanma" vaatlerinin peşinden koştu. Modernitenin sunduğu rasyonel dünya kurgusu, insanı daha özgür, daha mutlu ve daha müreffeh kılacaktı. Ancak 21. yüzyılın geldiği noktada, bu kurgusal hayallerin büyük bir hızla kabusa dönüştüğüne tanıklık ediyoruz. Dünyadaki mevcut ekonomik, siyasi ve teknolojik sistemler, insanı özgürleştirmek bir yana, adeta kitlelerin ruhunu karanlığa mahkum ediyor. ### Algı Yönetimi ve "Karanlıklaşan Ruhlar" Bugün toplumlar, görünmez iplerle bağlamış kuklalar gibi, belirli odakların çıkarları doğ...

modernite sonuçları ve edebiyat

Alaettin Coşkun, bu derin ve düşündürücü konu üzerine bir makale yazmak oldukça ilginç bir fikir. İşte bu temalar etrafında şekillenen bir makale taslağı: --- **Modern Dünyanın Karanlık Yüzü: Distopya ve Edebiyat** Giriş:   Modern çağ, insanlığın en büyük buluşlarını ve ilerlemelerini beraberinde getirmiştir. Ancak bu ilerlemelerin gölgesinde, ruhları karanlıklaştıran, bireyleri yalnızlaştıran ve toplumsal değerleri sorgulatan bir distopik gerçeklik de ortaya çıkmıştır. Edebiyat, bu karmaşık yapıyı anlamak ve sorgulamak için en etkili araçlardan biri olmuştur. **1. Modernite ve Distopya**   Modernitenin sunduğu kurgusal hayaller, başlangıçta insanlara umut ve yenilik vaadiyle gelmişti. Ancak zamanla, bu hayaller kabusa dönüşmeye başladı. Toplumlar, bireylerin düşüncelerini ve duygularını kontrol etmeye yönelik sistemlerin etkisi altında kalmış, bireysel özgürlükler giderek kısıtlanmıştır. Bu bağlamda, distopik edebiyat, modern insanın karşılaştığı bu zorlukları ve ka...

devasa binalar ve estetik

Resim
Devasa binalar ve mimari süslemeler üzerine bir makale: --- **Devasa Binaların Gücü ve Estetiği** Mimari, insanlık tarihinin en köklü sanat dallarından biridir ve devasa binalar, bu sanatın en etkileyici örneklerini sunar. Saraylar, ibadet haneler ve diğer büyük yapılar, sadece işlevsel amaçlar taşımakla kalmaz; aynı zamanda insanın ruhunu besleyen, toplumsal değerleri simgeleyen ve kültürel mirası yansıtan yapılar olarak da önem taşır. **Güç ve İhtişam** Devasa binalar, güç ve ihtişamın sembolleri olarak inşa edilmiştir. Bu yapılar, genellikle bir toplumun gücünü, zenginliğini ve kültürel derinliğini sergilemek amacıyla tasarlanır. Örneğin, tarihi saraylar, krallıkların ve imparatorlukların otoritelerini pekiştirirken, büyük camiler ve kiliseler de inanç ve topluluk birliğini simgeler. Bu binalar, yalnızca fiziksel varlıklarıyla değil, aynı zamanda taşıdıkları anlamlarla da dikkat çeker. **Mimari Süslemelerin Önemi** Devasa binaların güzelliği, iç ve dış mekanlarındaki süs...

#almanyalı Ahmet

ALMANYALI AHMET (BERBER AHMET) ……öncesi, günlükte- notlarda (7 Nisan 25) veya Çayhane Hikayeleri        Aslen, bu Karamanlı. Karaman’ın Hecceler köyünden, İstanbul’a gitmiş. Daha önce İstanbul’a göçen hemşehrilerinin yanına gelmış. Dolapdere’de bulunmuş. Kalite adam. Güngörmüş, günler görmüş! Tarlabaşı hikayeleri var! On altı yaşından itibaren, köylülerinin yanında kallmiş. Köyden samimi bir arkadaşı çağırmış, o da gitmiş. Ahmet abi, dört kardeşten en ufağıymış. Tarlabaşı’nda bir berberde çalışmaya başlamış. Pavyonda çalışan bir kadın bir apartman kiralamış, odalarını tek tek kiraya veriyormuş. Hemşehrilerinin yanından ayrılıp, orada  kalmaya başlamış. İlk iş olarak,kazandığı paradan, gramofon ve Hafız Burhan’ın taş plağını almış. Devamlı makber şarkısını dinliyormuş.’’ Her yer karanlık pür-nur o mevkin…’’ Sonra Malatyalı Fahri Kayahan dinlemiş. Malatyalı Fahri’nin hikayesinden etkilenmiş. Hikaye acıklı! Malatyalı Fahri, birini sevmiş, sevdiği kadına iftira atmı...