PAKİZE
Annesiyle son vedalaşmasıydı. Annesinin yüzü, vedalaşan dolunayın tekrar ziyaretini yenilemesinde nasıl parlıyorsa öyle beyaz ve paktı. ‘’ Sadece, oksijen veren cihazın ağızlığı dudağının altını morartmıştı, serumun iğneleri kolunu kanatmıştı, başka bir şey yoktu. Yüzü bembeyaz, pamuk gibiydi.’’ Diye Ayşe betimleme yapmıştı. Annesinin üzerine suyu dökerken, gözyaşları da dökülüyordu. Ebedi bir ayrılık değildi bu, bunu gerçek olarak kabul ediyordu. Ayşe’nin gözyaşı sisi, gözlerinin siyah kenarlarını derinleştiriyordu. Annesinin yüzü gibi beyaz yasemenler! Ah, bu yasemenler. Ayşe, beyaz yasemenleri ellerine dolduruyordu. Sevginin el ile örülmüş veda çelengi, Pakize’nin toprağının üzerine koyacaktı. Pakize, toprağına, doğduğu yere götürülecekti, Bodrum Ortakent’e ( Müskebi). Bunun ilk öncesi ise; sabah erkenden, kızlar, damatlar, teyze kızı, ufak bir kahvaltı yapıp yola koyulduk, İlk durak, İzmir Mezarlıklar Müdürlüğü...