Elektrikçi
Bir şeyler onu içkiye çekiyordu. Burun halkasından çekilen öküz gibi. Akşam hava kararınca, kahvehanenin yan duvar dibine çekilir, zulada duran içkisini içerdi. Evlilik, ona ağır gelmişti. Kaldıramadı bu yükü! Çocuğu için her zorluğa katlanır diye de düşünmüştüm, lakin yapamadı. İçki, insanı bitirici gücünü kullanıyordu. Gözlerinin önünde bir şişe, kafasına diker de içer. Birkaç yudumdan sonra sendeleyerek kahvehanenin içine döner, kağıt oynanan bir mesanın kenarına oturur, cigara isterdi. Verirlerdi tabii ama her zaman olmazdı. İş yapıp parasını alduğunda sigarasını alır, kahveye gelen evladına harçlık verirdi. Verirdi! Bir akşam çocuğu buna ‘’ Sen benim hayatımı kararttın’’ deyince, ben üzüntü duydum. Paran olmayabilir tamam anlarım ama gece içip sabaha karşı evine gitmek olmaz. Karın seni beklemeyecek. Yani olayın parayla ilgisi yok, adamlıkla alakalı! Buna ve bunun oğlan kardeşine ne...