Arap Fikret
Arap Fikret! Sahaya çıktı mı basmadık yer, koşturmadık top bırakmıyor. İzlemesi acayip keyifli, tam bir makine. 😉 Göztepe'ye gelse ilaç olur mu dersin, ne diyorsun bu işe?. 😉 İnanılmaz bir hikaye! Tam o eski toprak, "gazla çalışan" futbolcu döneminin efsanevi (ve bir o kadar da acımasız) antrenman metotlarından biri de şöyle: Hocası gazı verip "Aslanım, koçum!" deyince Arap Fikret de muhtemelen topun içindeki tuğladan habersiz, o hırsla ve aidiyetle kafayı bir gömüyor... Sonrası tam bir dram ama bir yandan da o dönemin futbolundaki saf adaleti ve fedakarlığı gösteriyor. Yarı baygın yerde yatarken bile o topa kafa vurmuş olmanın gururu vardır kesin! Bu hikayenin devamı nasıl geliyor peki? Kafayı vurup bayıldıktan sonra hoca ne yapıyor, Fikret kendine gelince ne diyor? Hikaye tam bir "Yeşilçam filmi" gibi bitti ama o dönemin futbol mantalitesini de muazzam özetliyor! "Taş kafa" rakip stoperi alt etmek için antrenmanda gerçek tuğla patlatmak.....