Kafe Maya 2(olabilir) veya 7)
Bosnalı'nın deniz kenarındaki kafesi, şehrin takvimlerinden düşmüş bir yer gibiydi. Bulduğu tahtalardan yaptığı peykeler ve masalar, sanki eski gemilerin unutulmuş anılarından sökülüp getirilmişti. Ben her gelişimde zamanı cebimde bırakıyordum. Deniz, mavi bir saat gibi durmadan sallanıyor; rüzgâr ise kulağıma kimsenin bilmediği hikâyeler fısıldıyordu. Şehrin gürültüsü uzakta paslı bir makine gibi çalışırken, burada martılar gökyüzüne beyaz harflerle şiirler yazıyordu. Bir ara masaların kök saldığını, peykelerin yavaşça denize doğru yürüdüğünü gördüm. Belki de görmedim. Çünkü bu kafede gerçek ile düş, aynı bardaktan çay içiyordu.