Kayıtlar

KAHVENİN İNSANLARI

Resim
KAHVENİN İNSANLARI  Alaettin COŞKUN’un kaleminden, keyifli sohbetlere eşlik edeceğiniz, bir kitap. Yükseliş Yayınları kalitesiyle. Yeni yılı yeni kitaplarla selamlıyoruz. “ Kahvehaneler; sadece oyun oynanan yerler değildir. Makam, rütbe ayırmadan; mahalleliyi, köylüyü, şehirliyi veya yolu oradan geçen herkesi bir araya getiren, sınıf ve unvanlarını bir kenara bıraktırarak, oyun ve eğlencenin yanı sıra muhabbetin de doruk noktaya ulaştığı sosyal hayatımızda yer etmiş mekânlardır.  Bu yüzdendir ki kahvehane kültürü, Anadolu coğrafyasında etkin bir yer tutmaktadır.  Alaettin COŞKUN’un kaleminden İzmir'in Balçova ilçesinde, bir kahvehanede buluşan dost yürekli Anadolu insanının bazen mübalağa içeren bazen de entelektüel seviyedeki samimi, içten ve çok özel doyumsuz sohbetine yöresel ağızla eşlik etmeye ne dersiniz? “

YILBAŞI

Resim
Yılbaşı gecesi ve Uzay gemisi      Devletler savaşa tutuşmuş. 3.Dünya Savaşı çıkmıştı. İki komşunun kavga nedeni olan, sudan sebepler, devletlerin savaşa tutuşması için de geçerlidir.! Rahat durmazlar birbirlerine  saldırırlar. Dünya yıkılmış, harap olmuş; kıtlık, salgın hastalıklar-veba, virüs, ne varsa baş göstermiş. Seçilmiş birkaç akıllı kişi, uzay gemisi yapmış. Kalanları dünyadan alıp başka yaşanabilir bir gezegene götürecekmiş. Ve onların dünyadaki son yılbaşı gecesi imiş. - - İçlerinden sadece biri, hüzün dolu gözlerini kaldırıp baktı. Bu mütevazı dilenciydi. "Hayatım, ölümün bile engel olamıyacağı bir mutluluk kazanmalı" dedi. Dünyada kaldı. Ayın, gümüşi ışığı altındaydı...-

New year

Resim
NEW YEAR       States are at war.  World War 3 had broken out.  The reason for the fight of the two neighbors can be the reason for the war of the states!  The world is destroyed, devastated.  Famine, epidemics-plague, virus, whatever.  A select few smart people built a spaceship.  He was going to take what was left from Earth and take it to another habitable planet.  And it was their last New Year's Eve on earth.  - - Only one of them looked up with sad eyes.  This was the humble beggar.  "My life must gain a happiness that even death cannot prevent," he said.  He remained in the world.  It was under the silvery light of the moon...-

Emrullah Efendi

Resim
       Emrullah Efendi, Türk Ansiklopedisi'nin sahibi meşhur alim. Çok dalgın bir insandı. Maarif vekilliğine atanmış ve kendisine bir araba tahsis edilmişti. Araba onu eve götürüp de sürücü kapısını her açtığında kesesini çıkartır. "Ne kadar istiyorsun?" diye sorardı. Sürücü"Efendim bu araba zat-ı alinizin" derdi. O zaman Emrullah Efendi de durumu hatırlar ve "Pekala" derdi..       Bir keresinde evinin önünde kadının biri ona "Maarif velilinin evi neresidir efendim?" diye sordu. Emrullah Efendi ise"Şu anki maarif vekili kim ki? "dedi.                     Ali Tantavi - Modern Suriye Edebiyatı

Followable

http://www.alaettincoskun.com/gjosha-xhylizar-e-veja-e-sinanit-p-sh/

ZAMANIN KÜLTÜREL TARİHİ

Resim
    "Tarih boyunca hayat tecrübemizin en soyut, geçici ve anlaşılması güç fenomenlerinden biri olan zamana bir düzen dayatıp ölçeklendirmeye yönelik karşı konulamaz bir ihtiyaç hissettik. Özellikle yeni binyılın başlangıçından itibaren, zamanın doğasına duyduğumuz hayranlık ve onu tanımlama girişimlerimiz yeni seviyelere ulaştı. Bedenlerimiz, makinalarımız ve yıldızlarla ölçtük onu. Günümüzün modern dünyasında doğanın algıladığı zamanı parçalara ayırdık, düz bir çizgi haline getirdik ve anlaşılmaz bir hal alana kadar uzattık." Zamanın Kültürel Tarihi - Anthony Avenı,,, arka kapak yazısı    " Hayat zannettiğin hâlât, yalnız bulunduğun dakikadır."  İman ve Küfür Müvazeneleri -  Said Nursi

MATSUO BAŞO Kuzeye Giden İnce Yol

Resim
 Ertesi gün öğleden sonra yağmur  yağmaya başladı, dolunayı görme olanağımız kalmamıştı. Tapınağın bulunduğu dağın eteğinde Komponci Tapınağı'nın eski rahibine ait inziva evinin bulunduğunu söylediler. Rahibi ziyarete gittim. Kulübedeki dinginlik, eski bir şairin deyişiyle, '' derin bir yoğunlaşma duygusu' uyandırdı yüreğimde. Böylece, az da olsa, dolunayı göremediğim için duyduğum üzüntüyü unutabildim. Ama günün ışımasından az önce bulutların arasından çıktı ay. Gidip hemen rahibi kaldırdım, ardından diğerleri de onu izledi. Koyu bir sesizlikte, bulutların ardından geçmeye çalışan ay ışıklarını seyrederek ve çişeleyen yağmuru dinleyerek uzun ızun oturduk. Bu kadar yolu aşıp burada yalnızca ayın karanlık bir siluetini görmek üzücüydü ama, guguk kuşunu dinlemek için yaptığı uzun bir yolculuktan tek bir şiir bile yazamadan dönen şair hanımın öyküsünü anımsayıp avundum. Bu vesileyle yazdığımız şiirler: Ay her zaman parlaktır,  bakmaz kara, yağmura.  Sürüklen...