Kayıtlar

Mezarlıkbaşı Mahallesi...

Resim
Çocukluğun içe sığmaz çoşkusunun en ufak şeylerin zevk kaynağı olduğu o günlerde, ruhumun tazeliği, benim için bir enerji bir bitmez güçtü. Gözlerimin içinde sevinçli hatta haylaz parıltıların belirdiği... Annemin göğsüne başımı koyduğumda hissettiğim mutluluk... Pis mahalle, çocukluğumun bu paklığını kirletememişti. Babam korkutucuydu. Yaptıkları salt bizi korumak amaçlı olsa da, sertti. Annemin tatlı sesi, çocuk yüreğime, şefkatin, merhametin, efsunlu bir üflemesi gibi gelirdi. 

MÜLTECİ

            Mostar'da sokaktayken, yurdumdaydım.            Kentimin insanları aşkla, güneşle, sıcaklıkla, nükteyle ve dostlukla yaşarlardı. Dostluk, yaşamın en önemli öğesidir. Dostun çoksa, zenginsin.           Benim bir sürü dostum vardı. Hepimiz kardeştik. Dini inancım olmadığı halde, memnun etmek, birlikte olmak, sevdiklerimin yanında bulunmak için, Katolik, Hırvat, Müslüman dini bayramlarına katılırdım. Bu öfke patlamasına bugün anlam vermek olası mı? Hiçbir zaman anlayamayacağım, sana hiçbir şey açıklayamam Pedja'cığım çünkü kendim de anlamıyorum.          Burada, sokakta hiçbir dosta rastlamıyorum. Bir köşede durup gevezelik etmem, birisine günaydın deyip bir başkasına sarılıp öpmem mümkün değil... Yalnızca yabancı yüzler var. Geçerken zor zar nazik bir gülümseyiş...konuşmak,iletişim kurmak isterdim, oysa insanların gözlerinde kuşku dolu bir merak ışıltısı görüyorum. ...

DENEMELER: ŞEHRE İÇERİDEN BAKMAK 2

DENEMELER: ŞEHRE İÇERİDEN BAKMAK 2 :      Eski evler toprak ve taştan olurdu. Odalar büyük tavanı yüksek olurdu. Bahçeli olurdu ve bitişik evlerden bir diğerine kapıcık denen ye...

ŞEHRE İÇERİDEN BAKMAK 2

     Eski evler toprak ve taştan olurdu. Odalar büyük tavanı yüksek olurdu. Bahçeli olurdu ve bitişik evlerden bir diğerine kapıcık denen yerlerden geçebilirdiniz. Sokağın bir ucundan diğer ucuna bu ufak kapılar sayesinde içten ulaşabilirdiniz. Eski evler büyüklük taslamazdı. Devasa yapıları - örneğin cami, han, hamam- sultanlar ve sancak paşaları(eyalet valileri) yaptırırdı.     Mahallede evler birbirine benzediği için, zengin ve fakir arasındaki fark şimdiki gibi net belirgin değildi.     Mahalleler birbirini tanıyan ve birbirine kefil olan hanelerden(evlerden) oluşurdu. Bu önemli bir unsurdu ve müessesedir. Zira mahalle halkının -köy dahil- birbirine yabancılaşmış hanelerden oluşmasını önler; mahalle bir birimdir, birey, ailesinin olduğu gibi yaşadığı mahallenin de - evi ile birlikte- bir üyesidir.

DENEMELER: ŞEHRE İÇERİDEN BAKMAK 1

DENEMELER: ŞEHRE İÇERİDEN BAKMAK 1 :        Şehirde, insanlar sürekli bir şeyleri kaçıracakmış gibi acele ediyor. Oradan oraya, sıkışarak birbirlerini sıkıştırarak hareket ediyo...

ŞEHRE İÇERİDEN BAKMAK 1

       Şehirde, insanlar sürekli bir şeyleri kaçıracakmış gibi acele ediyor. Oradan oraya, sıkışarak birbirlerini sıkıştırarak hareket ediyor. Belki, köylerinde, olsalardı kendi yerlerinde olduklarını bilerek, yapacak işleri çok olsa da acele etmezler boş da durmazlardı.      Bazı insanların yabancı gibi durduklarını görüyorum. Şehirde bulunduğu yere ait olamama durumu gözleniyor. Şehir yaşamını bilmemek her şeyi olumsuzlaştırarak sürüp gitmiş oluyor.       Şehirleşmek, medeni olmaktır. Şehir, her gereksinimi rahatlıkla karşılandığı yerdir. Hastaneleri, okulları, fırınları diğer iş yerleri, insana yöneliktir. Nüfusun çok oluşu bu olanaklara ulaşmayı zorlaştırıyor veya pahalı hale getiriyor. Günümüz şehirleri insanları bir ölçüde yalnızlaştırıyor.1+1 dairelerde oturan yalnız olmayı beğenen, kendimize yetebiliyoruz  yalnız olabiliriz diyen, kalabalıklar içinde, koca gökdelende tek yaşayan insanları görebiliyorsunuz.     ...

DENEMELER: Gerçekçilik ve Sezgi

DENEMELER: Gerçekçilik ve Sezgi :      Türel hayatımızda, fetiş olgularımız olmadan, eklektik yöntemlerimize imgelerimizi de ekleyerek rasyonel alanlar oluşturmaya çalışmalıy...