Kayıtlar

DENEMELER: Gerçekçilik ve Sezgi

DENEMELER: Gerçekçilik ve Sezgi :      Türel hayatımızda, fetiş olgularımız olmadan, eklektik yöntemlerimize imgelerimizi de ekleyerek rasyonel alanlar oluşturmaya çalışmalıy...

Gerçekçilik ve Sezgi

Resim
     Türel hayatımızda, fetiş olgularımız olmadan, eklektik yöntemlerimize imgelerimizi de ekleyerek rasyonel alanlar oluşturmaya çalışmalıyız. Bunda ne kadar başarılı olacağımız, beynimizin kıvrımlarında gizlidir.       Einstein bir tebliğinde. ''Keşiflerinin arkasındaki itici gücün, aklı değil, sezgileri olduğunu'' söylüyor.       Dünyamızı salt gözlemlerle, mantıkla anlayamayız. Dünyayı çözebilmek için, gerçeklerin yanına, sezgileri de koymak gerekir. Akıl dışı şeyler, daim itici güç olmuş, bizi ve hayatı tamamlamıştır.  DENEMELER s. 48                

ŞEYTAN AYRINTIDA GİZLİDİR

Resim
       Ezbere dayalı sistemde eğitim görmüş birinin, çok araştırıp okumayan birinin, olayları detaylandırıp değerlendirmesini beklemek hata olur. Skolastik düşünceye sahip olan birinin kritik etme ve akıl yürütme olasılığı zaten olmuyor. Bunu analitik düşünceyi becerebilmiş ve algoritmaları iyi kurabilen kişiler yapabilir.         Şeytan ayrıntıda gizlidir deyip; olayları değerlendirmek, geniş bir bakış açısına ve ön yargısız olmaya bağlıdır.

MEZARLIKBAŞI'NDAN ANTONYO HİKMET

Resim
 ''On iki yaşında, Alsancak Kordon'da gün batımını izlerken, ayaklarımı sallar, uzakları hayal ederdim. Amerika'yı Almanya'yı merak ederdim. Oralara gitmek isterdim.''    ...Gitmesi gerekenlere, yolunun, açık olmasını dilemeli. Antonyo Hikmet'e yolun açık olsun diyen olmuş mudur ? Belki!     Mezarlıkbaşı'nda göze çarpan biçimlerin hiçbiri, herhangi bir insana ya da anlaşılır bir kullanıma uygun gelmez gibi görünse de; kalpler, güzeli bulurdu. Antonyo Hikmet, çalışmış çabalamış, sevmiş sevilmişti. Kötü alışkanlıkların bol olduğu bu yerde kötü bir alışkanlığı olmamış ne sigara içmiş ne çift kağıtlı yapıp esrar içmişti Ölümüne sevmiş ve genç  yaşta sevdiğiyle evlenmişti...    Seneler geçer gider...  Tombalacı Kürt Nuro, bunu Alsancak'ta bir adama gönderiyor. Adam, Tina Mustafa. Kaçak Amerikan sigarası işi yapıyor. Kürt Nuro ''Git ondan sigara al bende senden alayım, yolunu bul''diyor. Antonyo, gidiyor adamı buluyor. Ama adam ...

Türkiye'de Solun Gerçekçiliği

 Türkiye'deki solun, kendini yenileyememiş olması açıkça görülüyor. Eski söylemleri revaçta tutmaya çalışıyorlar. Solcuların(Komünistlerin) davalarının başında, köylünün ve işçinin sefaleti vardır. Bir zamanlar Moskova'nın yol göstermesiyle edebiyatta-sinemada, resimde, tiyatroda, bu konular fazlasıyla işlendi. Onlara göre toplumun değişiminde baş rolü oynayan proterya sınıfını, harekete geçirmeye çalıştılar. Aslında Türkiye şartlarında bu sosyal bir gerçekçilik değildi. Olamadı da. Şimdi de Türkiye'de, kırıntıları kalan veya eksen kayması yaşayan solcular, sanki bu memlekette hiçbir kalkınma hamlesi yokmuş gibi sanki millet aç ve çıplakmış gibi algılar oluşturmaya çalışıyorlar. Aslında -güya, gerçeğe taraf olan bu kesim olumlu realiteyi görmüyor...Dünyada, sınırlar kalmış, teknoloji almış başını gitmiş; daha da gelişecek, 1960-1970-1980 yılları geride kaldığına göre, bu günü kritik etmek için, güncellenmek gerek.

L.N. TOLSTOY - KELAM

Resim
                                                            ÜÇÜNCÜ KISIM                                                      Mücadele ve Ağız Kavgası     1-Gerçekten kavga ve çekişme, su bendi arasında yol açıp gelen sele benzer. Bir kere bu sel suyu bendinden yol açıp saldırıya başladı mı bunun önünü tutamazsın. Bütün kavga ve çekişme söz ile başlar ve onunla devam eder.                                                                                             ...

YALNIZ DEDE

Resim
.........- Oturdum paketi bitirinceye kadar içtim.   Elinde sonuna gelmiş sigarayı gösterdi: -Ben bunla konuşuyom. Gece uyuyamıyom, kalkıyom, yakıyom bi tane, konuşuyom.     Başını çevirdi, elini boşluğa salladı. - Dışarıdan duyan deli midir, sulu mudur? der.     Bana dönerek.-Sen içiyon mu?    -Geceleri bir iki yakıyom. Canım çekiyo. Ama senin kadar ilerletemedim. Ben konuşamıyom.    -Öğretirim sana!    Gülüştük...    -----------------------------    Gece yarısı, evim dediği dükkanda, elleri bomboş,üzgün gözlerle dumana dalmış, uykusuz ve sessiz, ne bekliyor olabilir?     Çekingen bir kuş gibi, rüzgara kapılmış ne yöne uçacağı belirsiz düşünceler.     Ne kalmış?     Hayat dolandırıp her şeyini çalmış...Sigarasız da sabah olmuyor. (Ortada oturan,Yalnız Dede. Adı:İsmail)                          ...