zeytinalanı 2- kafe maya

Tahta sıraların sessizliğinde oturuyorum. Güneş, tentenin kenarından sızıp masaya düşüyor; sanki zaman, ince bir ip gibi yavaşça çözülüyor burada.

Karşımda küçük bir çay ocağı… İçeride biri sırtı dönük, kendi dünyasında kaybolmuş gibi. Belki de her gün aynı bardakları yıkıyor, aynı çayı demliyor ama her defasında başka bir hikâye kaynıyor o demlikte.

Rüzgâr, yan taraftaki ağacın dallarını hafifçe titretiyor. Eski bir kilimin desenleri, geçmişten bir şeyler fısıldıyor: unutulmuş sohbetler, yarım kalmış gülüşler, bir daha gelmeyen müşteriler…

Ben bekliyorum. Belki bir çay, belki bir cümle, belki de içimde biriken o isimsiz duygunun cevabı için.

Ve o an anlıyorum—
Bazı yerler sadece oturulmaz,
İçinde biraz yaşanır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Dolaşan Kitap

siberpunk

Ruh Yoldaşıma,, Çocukluk