Kayıtlar

İKİ KADIN s.65 Kitapçılarda ve İnternet kitap sitelerinde

 Ersoy, muvakkat handa ve fani misafirhanede ve kısa bir zamanda ve az bir ömürde; ne gördü? Nimetlerden tattı ve gitti! Arkada kalan, zaman içinde, toz tutmuş artık kullanılmayan eşyalar! Baktığınızda, onlarla özdeşleşen, onlardan geriye kalan eşyalardı. Bir zamanlar Peride'yi arada öfkelendiren, arada kalbini titreten, gözlerine bakan yoktu artık. Yıllar geçip gitti, bahar günleri geçti, çiçekler soldu, gençlik söndü. Hayat, zambak yaprağında bir su damlasından başka bir şey değil demek ki...   Peride, kullanılmayan eşyaların kokusunu içine çekerek,  Ersoy'u hissettiren eşyaları saygıyla okşar çıkardı. Bir zamanlar birbirlerinin nefesiydiler. Öyle veya böyle, iyi ve kötü, acı ve tatlı. Tüm eşyaları koysan da; Ersoy, bir zamanlarda kalmıştı. Miş-muşlar bitmezdi. Eşyalar, ömrün tuhaf belki acı bir anısını hatırlıyorlar. Hayal ve zaman... İkisi, sinema perdesi gibi, sonu bu evde olan geçmiş günleri gösteriyor. Peride sevenini kaybetmişti. Peride'nin yüzü bildiğim yüz deği...

İKİ KADIN (haftaya yayında)

 Gülben'in başı dik, yüzü apak, kararlı; hatta yapacağım göreceksin der gibi bakıyordu. Küçük ela gözleri, küçük yüzünde parlak ve büyük görünüyordu.. Konuşuyor, yanında dursam hiç bitmeyecekmişçesine konuşacak. Daha önceki şartların zorluğundan dolayı kafasında oluşan giriverlerden kurtulmuştu. Gece aleminin bütün asarını yırtan gündüz ışığı sarmıştı düşüncelerini. Kıpır-sapır değildi. Başkalarına bar olmamak için çalışıyor, daha iyisini yapmaya çaba gösteriyordu. Bu çabasında kendi duygularını daima elekten geçiriyordu. Ağlamaları geçmişti. Gözzünün altında elmas gibi parlayan, o gözyaşları, yoktu artık. Tekrar olur mu, yokluk elemi yine deşilir mi? Bilemem.  ''Ellerim yüzüme yoldaş, çok dua ediyorum. Suları sormayacağım, hararetimi kesmek istemiyorum.''                                                               ...

Budizm

 !910'lu yıllarda Avrupa ve Amerika 'da  Hıristiyanlıktan Budizme dönen insanların sayısı fazlaymış. Bu öğretinin ahlaki temeli  beni özellikle etkiliyor.. Budizmde beş temel kural seçiyorum. 1-Hiçbir canlıyı kasten öldürme 2-Başkalarına ait olanı çalma 3-Cinsel arzularına boyun eğme 4-Gerçeği söyle 5-Alkol ya da sigaraya esir olma

DENEMELER: Tolstoy. Ölüm

DENEMELER: Tolstoy. Ölüm : Muhabbet, yalnız ölüm korkusunu gidermeyip, aynı zamanda ona dair düşünceleri de ortadan kaldırır. Hayatın son dakikalarında, köylü bir ihti...

Tolstoy. Ölüm

Muhabbet, yalnız ölüm korkusunu gidermeyip, aynı zamanda ona dair düşünceleri de ortadan kaldırır. Hayatın son dakikalarında, köylü bir ihtiyar kadın, yanındaki kızına ''Ben yazın vefat ettiğimden dolayı çok seviniyorum .''Zira kışın mezar kazmak, güç ve zahmetli, yazın ise kolaydır. Şimdi seviniyorum ki, ölümüm yaza tesadüf etmekle, mezarımı kazmak için, insanlar daha az zahmet çekecekler.'' İhtiyar böyle söyleyerek son derece huzur içinde ruhunu teslim etti. Çünkü son nefesinde dahi kendini değil, başkalarını düşünüyordu... Ölüm  s. 62

PRİZREN ve AHMET COŞO

Resim
Ahmet Coşo, başka şehirlere gittiğinde bir hafta bazen iki hafta evden uzak kalırdı. Eve dönüşlerinde, içini tatlı bir ferahlık kaplardı. Prizren'e yaklaştıkça, ılık, asude bir şehre gittiğini duyardı. Yüzünde hafif bir gülümseme olur, kalbi yumuşardı. İşte Prizren...Prizren muhabbetti. Bu topraklardan nice saltanatlar nice hükümdarlar geçmiş, zulümat dolu yıllar bu toprakları kan gölüne çevirmişti. Ama Prizren oradaydı. Ve buradaki insanlar yıllarca birlikte yaşamıştı. Ebediyen Balkanların sevdalı şehri olarak kalacaktı. İkindiye yakın eve geldi. Hayriye sofada oturuyordu. Kocasının geldiğini görünce yavaşça balkona çıktı. -Hoş geldin. Sefalar getirdin -Hoş bulduk Hayriye. Nasılsın? -İyi be iyi. Güvercinlerin kafesi açıktı. Coşo'yu görünce hepsi birden dışarı hücum etti. Bazıları omuzuna kondu. Bulabildiği az yemle yemledi. Hado'nun sofada söylediği: Ak güvercin olsaydım Pencereye konsaydım Penceren pek yüksekte Yar dizine konsaydım.........türküsü kulağına gel...

Ölüm Tolstoy

Resim
1925 te osmanlıca yayınlanmış Tolstoy eserini yeni harflerle ve sadeleştirilmiş haliyle okumanızı öneririm.